“Herkes Benden İleride” Düşüncesi Beyni Nasıl Sabote Eder?

Bir dersin başına oturuyorsun. Kitap açık, konu önünde. Ama bir anda zihnine şu düşünce geliyor:
“Herkes benden daha ileride.”

Arkadaşların daha çok soru çözmüş gibi geliyor. Sosyal medyada herkes “bugün 300 soru çözdüm” yazıyor. Sen ise hâlâ aynı konudasın. İşte tam bu noktada sorun başlıyor. Çünkü bu düşünce, sandığından çok daha güçlü bir şekilde beynini sabote ediyor.

Bu Düşünce Nereden Geliyor?

Önce şunu netleştirelim:
“Herkes benden ileride” düşüncesi gerçek bir durum tespiti değil, beynin yaptığı bir karşılaştırma hatasıdır.

Beyin belirsizlikten hoşlanmaz. Kendini güvende hissetmek için sürekli etrafla kıyas yapar. Ama sosyal medya, sınıf sohbetleri ve başarı hikâyeleri bu kıyası tek taraflı hale getirir. Başkalarının sadece “iyi görünen” kısmını görürsün; zorlandıkları, takıldıkları, geride kaldıkları anları değil.

Beyin bu eksik verilerle şu sonucu çıkarır:
“Demek ki sorun bende.”

Beyin Bu Düşünceyi Nasıl Sabotaja Çevirir?

Bu düşünce ortaya çıktığında beyinde üç şey olur:

1. Tehdit Algısı Artar
Beyin bunu bir “geri kalma” tehdidi olarak algılar. Tehdit algısı yükseldiğinde öğrenme merkezi değil, hayatta kalma merkezi devreye girer. Yani odaklanmak zorlaşır.

2. Enerji Düşer
“Zaten geç kaldım” hissi motivasyonu düşürür. Beyin, sonucu umutsuz gördüğü işlere enerji ayırmak istemez.

3. Erteleme Başlar
Ders çalışmak zorlaşınca beyin kaçış yolları arar. Telefon, video, sosyal medya… Hepsi bu kaçışın bir parçası olur.

Sonra şu döngü oluşur:

Karşılaştır → Moral Bozulur → Çalışmak Zorlaşır → Daha da Geri Kalındığı Hissi

Gerçek Şu: Herkes Aynı Anda İlerlemez

Öğrenme çizgisel bir süreç değildir. Bazen hızlı gidersin, bazen durursun. Aynı konuyu üç günde anlayan da vardır, üç haftada anlayan da. Bu bir zeka meselesi değil, zamanlama ve koşul meselesidir.

Ayrıca herkesin başlangıç noktası, günlük enerjisi, zihinsel yükü farklıdır. Bunları hesaba katmadan yapılan her karşılaştırma adaletsizdir.

Bu Düşünceyle Nasıl Başa Çıkılır?

  • Karşılaştırmayı küçült: Kendini “herkesle” değil, sadece dünkü halinle kıyasla.
  • Görünmeyeni hatırla: Kimsenin zorlandığı anlar paylaşılmaz.
  • Hedefi daralt: “Herkese yetişmeliyim” yerine “şu 20 dakikayı değerlendireyim” de.
  • Ritme odaklan: Hız değil, devamlılık kazanır.

Unutma:
Gerçekten ilerleyen öğrenciler, başkalarının nerede olduğuna değil, kendi ritmini korumaya odaklananlardır.

Ve evet, şu an yavaş hissediyorsan bile bu, yanlış yolda olduğun anlamına gelmez.
Bazen sadece doğru hızdasındır.

Bir dersin başına oturuyorsun. Kitap açık, konu önünde. Ama bir anda zihnine şu düşünce geliyor:
“Herkes benden daha ileride.”

Arkadaşların daha çok soru çözmüş gibi geliyor. Sosyal medyada herkes “bugün 300 soru çözdüm” yazıyor. Sen ise hâlâ aynı konudasın. İşte tam bu noktada sorun başlıyor. Çünkü bu düşünce, sandığından çok daha güçlü bir şekilde beynini sabote ediyor.

Bu Düşünce Nereden Geliyor?

Önce şunu netleştirelim:
“Herkes benden ileride” düşüncesi gerçek bir durum tespiti değil, beynin yaptığı bir karşılaştırma hatasıdır.

Beyin belirsizlikten hoşlanmaz. Kendini güvende hissetmek için sürekli etrafla kıyas yapar. Ama sosyal medya, sınıf sohbetleri ve başarı hikâyeleri bu kıyası tek taraflı hale getirir. Başkalarının sadece “iyi görünen” kısmını görürsün; zorlandıkları, takıldıkları, geride kaldıkları anları değil.

Beyin bu eksik verilerle şu sonucu çıkarır:
“Demek ki sorun bende.”

Beyin Bu Düşünceyi Nasıl Sabotaja Çevirir?

Bu düşünce ortaya çıktığında beyinde üç şey olur:

1. Tehdit Algısı Artar
Beyin bunu bir “geri kalma” tehdidi olarak algılar. Tehdit algısı yükseldiğinde öğrenme merkezi değil, hayatta kalma merkezi devreye girer. Yani odaklanmak zorlaşır.

2. Enerji Düşer
“Zaten geç kaldım” hissi motivasyonu düşürür. Beyin, sonucu umutsuz gördüğü işlere enerji ayırmak istemez.

3. Erteleme Başlar
Ders çalışmak zorlaşınca beyin kaçış yolları arar. Telefon, video, sosyal medya… Hepsi bu kaçışın bir parçası olur.

Sonra şu döngü oluşur:

Karşılaştır → Moral Bozulur → Çalışmak Zorlaşır → Daha da Geri Kalındığı Hissi

Gerçek Şu: Herkes Aynı Anda İlerlemez

Öğrenme çizgisel bir süreç değildir. Bazen hızlı gidersin, bazen durursun. Aynı konuyu üç günde anlayan da vardır, üç haftada anlayan da. Bu bir zeka meselesi değil, zamanlama ve koşul meselesidir.

Ayrıca herkesin başlangıç noktası, günlük enerjisi, zihinsel yükü farklıdır. Bunları hesaba katmadan yapılan her karşılaştırma adaletsizdir.

Bu Düşünceyle Nasıl Başa Çıkılır?

  • Karşılaştırmayı küçült: Kendini “herkesle” değil, sadece dünkü halinle kıyasla.
  • Görünmeyeni hatırla: Kimsenin zorlandığı anlar paylaşılmaz.
  • Hedefi daralt: “Herkese yetişmeliyim” yerine “şu 20 dakikayı değerlendireyim” de.
  • Ritme odaklan: Hız değil, devamlılık kazanır.

Unutma:
Gerçekten ilerleyen öğrenciler, başkalarının nerede olduğuna değil, kendi ritmini korumaya odaklananlardır.

Ve evet, şu an yavaş hissediyorsan bile bu, yanlış yolda olduğun anlamına gelmez.
Bazen sadece doğru hızdasındır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir